Özel gereksinimli bireylerin gelişimine destek olmak için 2013 yılından bu yana İzmit / Kocaeli'de hizmet veriyoruz.
Ümmü Kumru Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak, her bireyin ihtiyaçlarına uygun, bilimsel temellere dayanan destek eğitim programları sunuyoruz. Uzman eğitim kadromuz tarafından hazırlanan bireysel eğitim planları doğrultusunda; her öğrencimizin gelişim süreci düzenli olarak takip edilmekte ve ailelerle iş birliği içerisinde yürütülmektedir.
Okuma, yazma ve öğrenme süreci her çocukta aynı hızda ve aynı yöntemlerle ilerlemez. Bazı çocuklar harfleri öğrenirken, sesleri birleştirirken, okuduğunu anlamlandırırken, yazılı anlatım oluştururken veya akademik bilgileri kalıcı hale getirirken daha yapılandırılmış bir desteğe ihtiyaç duyabilir.
Yapılandırılmış Disleksi Eğitim Programı (Y-DEP), öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların bilişsel ve akademik becerilerini değerlendirmeyi, bu değerlendirme sonuçlarına göre bireyselleştirilmiş bir eğitim süreci oluşturmayı amaçlayan yapılandırılmış bir eğitim programıdır.
Programın geliştiricisi Y-DEP'i özellikle 6–14 yaş grubundaki özel öğrenme güçlüğü tanısı bulunan veya belirtiler gösteren bireylere yönelik bir müdahale ve eğitim programı olarak tanımlamaktadır. Program; yapılandırılmış, sistemli, planlı, kümülatif, çoklu algıya dayalı ve hedefe yönelik çalışma ilkelerini benimser.
Ümmü Kumru Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde temel hedefimiz, öğrencinin yalnızca zorlandığı alanlara değil, güçlü yönlerine, öğrenme biçimine ve bireysel gereksinimlerine göre eğitim sürecini şekillendirmektir.
Y-DEP'in temel amaçlarından biri öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin daha yetkin okuyucu, yazar ve mümkün olduğunca bağımsız öğrenen bireyler haline gelmesini desteklemektir. Program, bilişsel ve akademik becerilerin birlikte ele alınmasını öngörür.
Bu nedenle çalışma yalnızca çocuğa daha fazla okuma yaptırmaktan oluşmaz.
Okuma ve yazma performansının arkasında bulunan görsel ve işitsel algı, kısa süreli bellek, fonolojik farkındalık, yönelim, çalışma hızı gibi beceriler de eğitim planlamasında dikkate alınabilir.
Yapılandırılmış bir eğitim programında ilk aşamalardan biri öğrencinin mevcut performansının belirlenmesidir.
Y-DEP içerisinde Yapılandırılmış Disleksi Eğitsel Değerlendirme Envanteri (Y-DEDE) kullanılarak bilişsel ve akademik alanlara ilişkin eğitsel performans değerlendirilmektedir. Programın kendi açıklamasına göre değerlendirme; görsel ve işitsel algıdan fonolojik farkındalığa, okuma-yazmadan Türkçe ve matematik becerilerine kadar farklı alanları kapsamaktadır.
Burada önemli bir ayrım yapalım: eğitsel değerlendirme, tıbbi veya klinik tanının yerine geçmez. Amaç öğrencinin eğitim ihtiyaçlarını belirlemek ve eğitim hedeflerinin oluşturulmasına yardımcı olmaktır.
Disleksi veya özgül öğrenme güçlüğü yaşayan iki çocuk aynı özelliklere sahip olmak zorunda değildir.
Bir öğrencide okuma hızı daha belirgin bir güçlük olabilirken başka bir öğrencide;
gibi alanlardan biri veya birkaçı ön plana çıkabilir.
Bu nedenle Y-DEP yaklaşımında değerlendirme sonuçları doğrultusunda kişiye özgü eğitim planlaması yapılması temel unsurlardan biridir.
Öğrenme güçlüğünde yalnızca çok tekrar yapmak yeterli olmayabilir. Ne üzerinde, hangi sırayla ve hangi hedef doğrultusunda çalışıldığının da belirlenmesi gerekir.
Y-DEP program sağlayıcısı eğitim modelini yapılandırılmış, sistemli, planlı, kümülatif, çoklu algıya dayalı ve hedefe yönelik olarak tanımlamaktadır.
Bu yaklaşımda yeni beceriler önceki öğrenmelerin üzerine inşa edilir ve öğrencinin gelişimi süreç içerisinde yeniden değerlendirilerek eğitim planı güncellenebilir.
Bazı öğrenciler yalnızca görerek veya dinleyerek öğrenmekte zorlanabilir.
Bu nedenle öğrenme sürecinde görsel, işitsel ve dokunsal uyaranların birlikte kullanıldığı etkinliklerden yararlanılabilir.
Örneğin bir harfin yalnızca görülmesi yerine;
harfi görmek → sesini duymak → söylemek → yazmak → materyalle oluşturmak
gibi farklı öğrenme kanallarının birlikte kullanılması, öğrencinin öğrenme deneyimini çeşitlendirebilir.
Y-DEP de çoklu algı yaklaşımını programın temel ilkelerinden biri olarak tanımlamaktadır.
Program içerisindeki eğitim çalışmalarında öğrencinin değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak bilişsel ve akademik alanlar birlikte ele alınabilir.
Bilişsel tarafta görsel algı, işitsel algı, kısa süreli bellek, yönelim, fonolojik farkındalık ve çalışma hızı gibi alanlar bulunurken; akademik tarafta okuma, okuduğunu anlama, yazılı anlatım, Türkçe ve matematik becerileri üzerinde çalışmalar yapılabilir.
Bu yapı, öğrencinin yalnızca ortaya çıkan akademik hatasına değil, o becerinin altında bulunabilecek öğrenme süreçlerine de odaklanmayı amaçlar.
Y-DEP'in önemli özelliklerinden biri de sürecin yalnızca başlangıç değerlendirmesiyle sınırlı kalmamasıdır.
Program dokümanlarında modüler eğitimlerin ardından ara değerlendirmeler kullanılarak öğrencinin gelişiminin takip edildiği ve elde edilen sonuçlara göre eğitim sürecinin yeniden yapılandırılabildiği belirtilmektedir.
Böylece eğitim planı sabit bir program olmaktan çıkarak öğrencinin gelişimine göre güncellenen bir yapıya dönüşür.
Öğrenme yalnızca eğitim merkezinde gerçekleşmez.
Evde kitap okuma, günlük plan oluşturma, alışveriş listesini takip etme, zamanı yönetme veya birlikte oyun oynama gibi etkinlikler öğrencinin öğrendiği becerileri farklı ortamlarda kullanabilmesine yardımcı olabilir.
Ancak aile desteğinin sürekli hata düzeltmeye dönüşmemesi önemlidir.
Çocuğun gösterdiği ilerlemeyi fark etmek, yapabildiği becerileri desteklemek ve eğitim ekibiyle aynı hedefler doğrultusunda hareket etmek daha sağlıklı bir öğrenme ortamının oluşmasına katkı sağlar.
Ümmü Kumru Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde Y-DEP çalışmalarında öğrencinin bireysel öğrenme özelliklerinin belirlenmesini, eğitim hedeflerinin sistemli biçimde oluşturulmasını ve gelişimin süreç içerisinde takip edilmesini önemsiyoruz.
Amacımız yalnızca öğrencinin daha hızlı okuması veya daha az hata yapması değildir.
Asıl hedef; öğrencinin okuduğunu anlayabilen, düşüncelerini yazılı olarak ifade edebilen, akademik becerilerini günlük yaşamda kullanabilen ve öğrenme konusunda kendine daha fazla güvenen bir birey olmasını desteklemektir.