Özel gereksinimli bireylerin gelişimine destek olmak için 2013 yılından bu yana İzmit / Kocaeli'de hizmet veriyoruz.
Ümmü Kumru Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak, her bireyin ihtiyaçlarına uygun, bilimsel temellere dayanan destek eğitim programları sunuyoruz. Uzman eğitim kadromuz tarafından hazırlanan bireysel eğitim planları doğrultusunda; her öğrencimizin gelişim süreci düzenli olarak takip edilmekte ve ailelerle iş birliği içerisinde yürütülmektedir.
Dudak okuma, konuşan kişinin dudak ve ağız hareketleri başta olmak üzere yüz ifadeleri ve diğer görsel ipuçlarından yararlanarak konuşulanları anlamaya çalışma becerisidir.
Günümüzde daha kapsayıcı bir ifade olarak “konuşma okuma” kavramı da kullanılmaktadır. Çünkü iletişimi anlamlandırırken yalnızca dudak hareketlerinden değil; yüz ifadelerinden, jestlerden, konuşmanın bağlamından ve kişinin konu hakkındaki bilgisinden de yararlanılır.
Dünya Sağlık Örgütü konuşma okumayı, işitme kaybı bulunan bireylerde iletişimi destekleyebilecek yöntemlerden biri olarak değerlendirmektedir.
İnsan konuşurken bazı sesler dudaklarda birbirinden farklı hareketler oluştururken bazı seslerin dudak hareketleri oldukça benzerdir.
Bu nedenle konuşulan her kelimeyi yalnızca dudak hareketine bakarak kesin biçimde anlamak mümkün değildir.
Konuşma okuyan birey aynı zamanda cümlenin anlamından, daha önce konuşulan konudan, kişinin yüz ifadesinden ve bulunduğu ortamdan yararlanır.
Bu nedenle dudak okuma bir “kelimeyi dudaktan tahmin etme” yöntemi olmaktan çok daha kapsamlı bir iletişim becerisidir.
Dudak okuma, uygun bireylerde iletişimi destekleyebilir ancak işitsel bilginin doğrudan karşılığı değildir.
Bazı konuşma seslerinin ağız hareketleri birbirine çok benzediği gibi bazı seslerin oluşumu dışarıdan net şekilde görülemez.
Bu nedenle konuşma okuma çoğu zaman işitme cihazı, koklear implant, işaret dili, yazılı iletişim, altyazı veya diğer yardımcı iletişim yöntemleriyle birlikte kullanılabilir.
Bireyin hangi yöntemlerden yararlanacağı kendi iletişim ihtiyaçlarına göre değişir.
İşitme kaybı bulunan bir bireyle konuşurken yüzün görünür olması iletişimi önemli ölçüde kolaylaştırabilir.
Konuşurken bireyin karşısında bulunmak, yüzü kapatmamak, ortamın yeterince aydınlık olmasını sağlamak ve doğal bir konuşma hızını korumak yararlı olabilir.
Bağırmak veya kelimeleri gereğinden fazla abartarak söylemek ise ağız hareketlerinin doğal yapısını değiştirebilir ve anlamayı kolaylaştırmak yerine zorlaştırabilir.
Gürültünün azaltılması ve konuşma konusunun anlaşılır olması da iletişimi destekler.
Çocuklarda iletişim gelişimi değerlendirilirken yalnızca tek bir yönteme odaklanmak doğru değildir.
Çocuğun işitme düzeyi, kullandığı yardımcı işitme teknolojileri, dil gelişimi, iletişim tercihleri ve bireysel ihtiyaçları birlikte ele alınmalıdır.
Bazı çocuklar görsel ipuçlarından yoğun biçimde yararlanırken bazı çocuklarda işitsel beceriler daha ön planda olabilir.
Önemli olan çocuğun iletişime mümkün olduğunca etkili ve erişilebilir biçimde katılabilmesidir.
Destek eğitiminde öğretmenin yüzünün görünür olması, nesneler, görseller, hareketler ve doğal jestlerin kullanılması çocuğun konuşulan dil ile anlam arasında bağlantı kurmasını kolaylaştırabilir.
Amaç yalnızca öğretmenin dudaklarına bakılması değildir. Çocuğun işitsel, görsel ve bağlamsal bilgileri birlikte kullanarak iletişimi anlamlandırabilmesi desteklenir.
Ümmü Kumru Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde eğitim süreci her bireyin iletişim özellikleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmaktadır.